Page 92 - ROTAMIZ BİLİM- ARAKLI MERKEZ İLKOKULU
P. 92
BİLİM, AKIL VE MEDENİYET
Toplumların hayatı bir rüzgârı
andırır. Nereden estiği, neleri
sürükleyip getirdiği çoğu zaman
hemen anlaĢılmaz. Fakat bir fırtına
kopup da ortalık durulduğunda,
rüzgârın neyi taĢıdığı apaçık ortaya
çıkar. Ġnsanlık tarihi de böyledir.
Zamanın sert rüzgârları arasında
savrulan düĢünceler, değerler ve
fikirler vardır; fakat kalıcı olanlar
yalnızca insanlığa ıĢık tutanlardır.
ĠĢte medeniyet, bu uzun yolculukta ayakta kalanların, süzülüp gelenlerin ortak mirasıdır.
Ġnsanlığın geçmiĢine bakıldığında görülür ki zaman, her Ģeyi sınayan büyük bir
terazidir. Zararlı olanı eleyip unutuĢa bırakır; güzel, doğru ve faydalı olanı ise geleceğe
taĢır. Tam da bu noktada kimlik ortaya çıkar. Kimlik, insanın ve toplumun ruhudur. Bizi biz
yapan, geçmiĢten geleceğe uzanan görünmez bir bağdır. Eğer bu bağ koparsa, insan da
toplum da köksüz bir ağaca döner; ayakta görünse bile içten içe kurur. Bugünün
dünyasında küreselleĢme ve modernleĢme, çoğu zaman geleneklerimizle karĢı karĢıya
geliyormuĢ gibi algılanır. Oysa mesele çatıĢma değil, denge kurabilmektir. Yenidünyanın
imkânlarını anlamak ve onlardan yararlanmak gerekir; fakat bunu yaparken bizi biz yapan
değerleri kaybetmemek daha büyük bir sorumluluktur. Çünkü değerlerini yitiren bir
toplum, yalnızca geçmiĢini değil, geleceğini de kaybeder. Kültür ve medeniyetin temelinde
iĢte bu değerler yatar.
Kültür; insanın insanla, insanın tabiatla ve insanın zamanla kurduğu iliĢkinin
bütünüdür. Bir toplumun düĢüncesi, dili, sanatı, inancı ve yaĢam biçimi kültürün içinde
Ģekillenir. Kültürün akıĢını anlamak için geçmiĢe bakmak gerekir. GeçmiĢ, bir baraj gibi
önümüzde durur; içinde biriken tecrübeler, acılar ve kazanımlar vardır. Bu birikim,
geleceğin yönünü belirleyen güçlü bir kaynaktır. Kültürleri, dağlardan doğan küçük
derelere benzetebiliriz. Her dere kendi yolunda akar, kendi rengini ve sesini taĢır. Zamanla
bu dereler birleĢir, ırmaklara dönüĢür. Irmaklar büyüdükçe daha geniĢ coğrafyalara ulaĢır.
ĠĢte medeniyet de bu büyük ırmakların oluĢturduğu geniĢ ve derin akıĢtır.
Bir medeniyetin yükselmesi için yalnızca geçmiĢ yeterli değildir. Akıl ve bilim, bu
yükseliĢin en güçlü kanatlarıdır. Bilimin ıĢığından ve aklın rehberliğinden uzak kalan
hiçbir medeniyet uzun süre ayakta kalamaz. Bu yüzden akan ırmakların ne taĢıdığını iyi
bilmek gerekir. Bilimi ve teknolojiyi alırken seçici olmak, fakat bunu yaparken kendi
değerlerimizi koruyabilmek büyük bir bilgelik ister. Medeniyet, insanlığın ortak eseridir.
Evrensel medeniyet ise bütün ırmakların birleĢtiği engin denizlere benzer. Bu denizleri
besleyen Ģey yalnızca bilgi değildir; barıĢ düĢüncesi, sanatın inceliği, mimarinin estetiği ve
insanın daha iyi bir dünya kurma arzusu da medeniyetin temel taĢlarıdır. Her medeniyet,
kendinden önce gelen medeniyetlerin izlerini taĢır. Ġnsanlık, geçmiĢin omuzları üzerinde
yükselir. Bu yüzden insanın hayalleri olmalıdır. Çünkü hayaller, geleceğin ilk adımlarıdır.
Bu hayallerin içinde ahlak; zihinde fikir, hikmet, cesaret ve adalet gibi ana erdemlerle yola
çıkmalıdır. Farklılıklarımızla birlikte yaĢayabildiğimizde, gerçek medeniyetin izleri ortaya
çıkar.
Sabiha BEKTAġOĞLU
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni
ROTAMIZ BİLİM

