Page 90 - ROTAMIZ BİLİM- ARAKLI MERKEZ İLKOKULU
P. 90

BİLİMİN SESSİZ TANIĞI: KAYIT TUTMANIN GÜCÜ


                      İnsanlık tarihi boyunca bizi diğer canlılardan ayıran en
               temel özellik, sadece dünyayı gözlemlememiz değil, bu
               gözlemleri biriktirerek üzerine yeni bilgiler inşa etmemizdir.
               Bugün modern dünyayı şekillendiren devasa buluşlar, bir
               zamanlar bir yerlerde tutulmuş küçük notlarla, yani "bilim
               ajandaları" ile başladı.
                      Bilim; evrendeki olguları gözlem, deney ve akıl
               yürütme yoluyla anlama çabasıdır. Ancak bilim sadece kitaplardaki hazır formüller değildir;
               o, bitmek bilmeyen bir "neden?" sorusunun peşinden gitme metodolojisidir. Bilimin en büyük
               gücü, kendini sürekli güncelleyebilmesi ve her zaman kanıtlara dayanmasıdır.
               Ajanda: Belleğin Kağıda Dökülmüş Hali
                      Bilimsel anlamda bir ajanda tutmak; unutulmaya mahkûm olan anlık fikirleri, verileri
               ve gözlemleri koruma altına almaktır.
               Tarihin Akışını Değiştiren Notlar
                      Bilimsel günlük tutma geleneği, Doğu’dan Batı’ya tüm büyük dehaların ortak
               noktasıdır:
               El-Cezeri: Artuklu Sarayı’nın başmühendisi olan El-Cezeri, bugün robotik ve sibernetiğin
               babası sayılır. Onun meşhur eseri “Kitab-ül Hiyel”, aslında muazzam bir bilim ajandasıdır.
               Tasarladığı su saatlerini ve mekanik sistemleri o kadar detaylı çizmiş ve not etmiştir ki,
               üzerinden 800 yıl geçmesine rağmen bugün hala o notlara bakarak makineleri
               çalıştırabilmekteyiz.
               El-Biruni: Bin yıl önce dünyanın çevresini sadece 15 kilometrelik bir yanılma payı ile ölçen
               bu dahi, yaptığı her ölçümü ve kullandığı her geometrik yöntemi titizlikle kaydetmiştir. Onun
               notları, Orta Çağ’ın karanlığında bilimin ışığını yakan bir fener olmuştur.
               Leonardo da Vinci: 15. yüzyılda tuttuğu 13.000 sayfalık not defterleri, anatomiden
               mühendisliğe kadar binlerce çizim içeriyordu. Da Vinci, notlarını başkaları kolayca
               okuyamasın diye "ayna yazısı" (sağdan sola) yöntemiyle tutmuştur.
               Marie Curie: Nobel ödüllü Curie, laboratuvar notlarını o kadar yoğun bir çalışma temposunda
               tutmuştur ki, bu defterler bugün hala radyoaktif saçmaktadır! İskenderiye Kütüphanesi: Antik
               dünyanın bu en büyük kütüphanesi, aslında binlerce bilim insanının tuttuğu parşömen notların
               birleşmesiyle oluşmuş dev bir "dünya ajandası"ydı.
               Tesadüften Buluşa: Alexander Fleming, penisilini keşfettiği o meşhur "tesadüfü" ajandasına
               kaydettiği düzenli notlar sayesinde fark etmiştir. Eğer kayıt tutmasaydı, insanlık tarihini
               değiştiren bu ilaç sadece "bozulmuş bir deney" olarak çöpe gidecekti.
               Sonuç: Araklı’dan Geleceğe Uzanan Köprü
                      Araklı Merkez İlkokulu olarak çıkardığımız bu bilim dergisi, tıpkı El-Cezeri’nin
               çizimleri veya Curie’nin notları gibi bir kayıt bırakma çabasıdır. Bilim, bir not defteri ve bir
               kalemle başlar.
                      Bugün okul sıralarında merak ettiğiniz bir doğa olayını, yaptığınız basit bir deneyi
               veya zihninize takılan bir soruyu not ettiğinizde, aslında yüzyıllardır süregelen o büyük
               bilimsel geleneğe dahil oluyorsunuz. Unutmayın; dünya, sizin merakınızla ve o merakı kayıt
               altına alma disiplininizle değişecek!





                                                                                                                                     Musa LİMAN
                                                                                                                                    Sınıf öğretmeni

                                                       ROTAMIZ BİLİM
   85   86   87   88   89   90   91   92   93   94   95