Page 28 - ROTAMIZ BİLİM- ARAKLI MERKEZ İLKOKULU
P. 28

TEKNOLOJİK DUYARLILIK VE ÇOCUKLARIMIZ


                           Veliler olarak ebeveynlik serüvenimiz, çocuklarımızın dijital bir çağın içine
                   doğmasıyla birlikte yeni bir boyut kazanmış durumda. Gerçekten de kendi çocukluğum
                   ile bu zamanı kıyasladığımda Hz. Ali Efendimizin “çocuklarınızı bulunduğunuz çağa
                   göre değil bir sonraki çağa göre yetiştirin” ihtarındaki hikmeti çok daha iyi anlıyorum.
                   Hepimiz bir zamana doğuyoruz lakin anlıyoruz ki o zaman için değil, o zamandan çok
                   daha sonraki bir zaman için doğmuşuz. Bu kural bütün insanlık gibi çocuklarımız için de
                   böyle. Yetişkinler olarak idrak ettiğimiz bu çağda teknoloji, yaşamımızın doğal bir
                   parçası haline geldi. Akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve oyun konsolları;
                   eğitimden eğlenceye kadar pek çok alanda kullanılıyor. Dolayısıyla çocuklarımızın
                   elindeki tablet veya telefon sadece bir oyun aracı değil; onların sosyalleşme, öğrenme ve
                   dünyayı tanıma biçimleri aynı zamanda. Bu gerçeklik veliler olarak omuzlarımıza,
                   teknolojinin bilinçli ve dengeli kullanımı sorumluluğunu yüklüyor. “Teknolojik
                   Duyarlılık” olarak ifade edebileceğimiz bu kavram özellikle biz veliler için tercihten
                   ziyade bir zorunluluk durumu arz ediyor.
                   Teknolojik duyarlılık; teknolojiyi yasaklamak ya da sınırsız bir şekilde özgür bırakmak
                   yerine, bilinçli, kontrollü ve amaç odaklı kullanımı teşvik etmeyi ifade etmekte.
                   Çocuklarımızın yaşına uygun içeriklere erişmesi, ekran sürelerinin sınırlandırılması ve
                   dijital ortamda karşılaşılabilecek riskler konusunda bilinçlendirilmeleri bu duyarlılığın
                   temel çıktıları olarak değerlendirilebilir.


























                           Öncelikle veliler olarak çocuklarımıza rol model olduğumuzu unutmamamız
                   gerekir. Sürekli telefonla vakit geçiren bir ebeveynin çocuğuna ekran süresi kısıtlaması
                   getirmesi haliyle etkili olmayacaktır. Bu nedenle ev içinde teknoloji kullanımına yönelik
                   ortak kurallar belirlemeli ve tüm aile bireyleri olarak bu kurallara uymalıyız. Örneğin
                   yemek saatlerinde telefon kullanılmaması, yatmadan en az bir saat önce ekranların
                   kapatılması gibi basit kurallar hem aile içi iletişimi güçlendirecek hem de sağlıklı
                   alışkanlıklar kazandıracaktır.
                   Teknolojik duyarlılığın bir diğer önemli boyutu da dijital güvenliktir. Çocuklar internet
                   ortamında siber zorbalık, uygunsuz içerikler ve kişisel veri güvenliği gibi risklerle
                   karşılaşabilirler. Bu nedenle çocuklarımızla açık bir iletişim kurmamız, internet
                   ortamında karşılaştıkları durumları rahatça paylaşabilecekleri bir güven ortamı tesis
                   etmemiz gerekir. Ayrıca güvenli internet ayarları ve ebeveyn denetim uygulamaları
                   hakkında bilgi sahibi olmak da koruyucu bir önlem olacaktır.


                                                           ROTAMIZ BİLİM
   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33